Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NAS

Sizi farklı kişiliklere bürüyen insanlar oldu mu ? Değerlerinizi diğerlerinizle değiştiren,zaman zaman sizi sizden soğutan... Kendi beğenilerine soktuğu kalıplara girmediğiniz sürece üstünüze gelen... Kendi gücünüzle sizi güçsüz kılan... Siz her gözünüzden akan damlada bir and imzalarken bir daha öyle olmayacağına dair, Her bakanın sizi gördüğünü zannederek gözünde sıfırlayan ''KUN'' lar oldu mu ? Ya da... Kalıp dışı her özgürlüğünüze bir ket vuran Sizi sınıflandırmadan ,yalnızca insan olduğunuz için anlamaya çalışmayan Kimi zaman kendinize dönüp ''Ya dur bir dakika ben kimin hayatını yaşıyorum?'' dedirten... Bazen çocuk gibi pohpohlayıp hiçbir şey olmamış gibi ortak güzellik adına sizin öznelliğinizi yıkan ''ÖZ''ünüzü hiç sayan ''YALNIK'lar oldu mu ? Hayatta kötülüklere,  size kötü gelen olaylara, Sizi yıpratan,sizi savunmasız bırakan kişilere, Bazen kendi kendinizin psikoloğu olmayı öğreten, Ama bunu yaparke...

BEKLENEN

Ey Dost Şakaklarına yağan kar mı Yüzünde gülümseyen güneş mi Hangisiydi mevsimin Hangisiydi senin çehren Hangi mevsimi taşıyordu Bu yüz bu gülüş bu gözler Gerçek miydin tüm azalarınla Yoksa hayalden mi ibaretti silüetin Yaşıyor muydun doyasıya Yoksa salınıyor mudun bir rüzgarcasına Ordan buraya burdan oraya.... Peşinde koştuğun neydi? Bir hayal bir amaç bir ideal? Hangisiydi uğuruna zamanını hediye, Azalarını emanet ettiğin... Şimdi birinin hayatındasın Şimd benim; Yaşamakta olduğum ''an''ım ve figanım Telaşım ve giryanım Günahım ve sevabım Umudum ve hüsranım Hepsi sen... Senden ibaret tüm hayatım Gerçeğim,anlamım                                 Ey Dost   Bekliyorum                               Geliyor musun Banu Yurtsever

KİMDİR BU İNSAN

İnsan kendini cümlelere ne kadar teslim edebilir ? Tüm gerçek hisleriyle sayfalara değen sırları okumak suretiyle Ne kadar paylaşabilir gönlünü titreten en ince sızıyı,acılarını Ya da boşluk nasıl anlamına kavuşur bu beyaz kağıtta Tüm özgürlük elinde bile olsa kimden sakınır kelimelerini Kelimelere neden yeni bir anlam yükler ki? Kimdir Bu İnsan? Neden ansızın kaybolur Bir kitapta Bir müzikte Bir hayalde Veya Bir hayatta Ve neden ihtiyaç duyar tüm bu zamansız ve boyutsuz düşüncelere? Titrek bir mumun üzerinde yanan ateş gibi hem parlar hem titrer .  Hem eriyecek kadar hassas ve dokunaklı hem de duygusunu kendi ateşi ile yakacak kadar acımasız ve inatçıdır. Kimdir Bu İnsan? Bir denize,bir ağaca,bir semaya veya gönlünü bağladığı herhangi bir şeye gözlerinin değmesi ve hayatına etkisi nasıl bu kadar ard arda gelebilir ? Kendini üzmekten neden zevk alır? Kimdir Bu İnsan ? Mutluluğun tadını sürekli arar devamlı bir şeye hasret yaşar hayatı Sahi neden tesl...

HAYAL MAKAMI

Hayalimde sema yıldızlarla parıldar Ama gönlüm ağlıyor payidar Gönlümdeki bu acıdan beni kurtar Ey hayalimdeki mahbublar Usulca dokun kalbime Bak ne diyor kalbine Sessiz bir şarkı şimdi gönlümde Çalıyor sevda nağme nağme Bir nefha-i hayal arka melodide Yaşatıyor mutluluğu tane tane Kalbim varıyor o yare Bembeyaz bir sayfaga hece hece Fakat o da ne ? Bir mailik siyahla yer değiştiriyor Bir hayal yerini gerçeğe bırakıyor Yılduzlar ay'ı da alıp gidiyor Şarkılar perde perde susuyor Sahi ya Yaşam bitiyor saniye saniye Tükeniyor ömür gözler önünde Söyleyin şimdi tane tane Ey hayaller neydi sonsuzluğa çare? Banu Yurtsever

A'MAR

Ah hayat... Bir yanın pür hoyrat bir tat Bir yanın sessiz bir avukat Hislerim Bir hakim aramakta bak Bir geçmişe süzülüyor Bir geleceğe uçuyor Korkak korkak... Hayale sevdalı yüreğim Bir yangında kavrulan ise bedenim Küllerinde yaşıyorum düşüncelerimin Özlerken ölüyorum Duyan varsa bir ses verin Yüreğim mutlulukta bir sığınak ister Gülen bir yüze muhtaç bu gözler Şimdi muhabbete susamış bu hisler Yanar tutuşur da lal kesilir diller Banu Yurtsever

Kademe Kademe İnsan

Sessiz haykırışlar boğar bazen kelimelerini... Gözlere devreder tüm harfleri ve melodiye tüm geçmişi... Bir ''an'' a gider ve hapis olursun mutluluk adına tüm  duygularına...  Alışamadan alıştım demeyi öğrenirsin hece hece. Anılar mı ? Onlar bir bilmece . Peki duygularda baş sırayı gözeten akmayı unutsa da pınarlarda kuruyan yaşlara ne demeli? Hangi okul verir bu birinciliği?... Nefesinin söyleyemediklerin kadar kesilmesi hangi sözlükte bulur yitirilen anlamını... Sahi bir bakış yeter mi tüm geçmişi önüne sermeye ? Şarkılara resimlere değen soyut bakış ulaşır mı somut bedenlere ? Değer mi inceden gönüllere... Kalp ne kadar sabit atar bu hayatta  bir  geçmişe takılı kalmak suretiyle de olsa. Her bakış bir ok saplar bazen veda edilemeyen onca anıya. Anı içinde saklı olan o ruha. Bir insan kaç kere aynı hissiyatla değdirir gözünü maziye geçmiş bitmiş olsa bile. Dinmeyen anılara kaç hayat yeter? Bölünmüş bir kalp nasıl küllerinden doğar ? Sözler,kelim...

HAYATIN ANLAMI

  Hayatın mevsimi rüzgarlı ve yağmurlu zaman dilimiydi.  Her yağmur damlası başa gelen musibetler ve gözden akan yaşlara tekabül ediyordu. Damlalar gözden yaş olup akarken  değdiği yürekler üşüyordu,titriyordu,donuyordu... Zangır zangır titrerken yürekler içinden kalbin hıçkırıkları duyuluyordu. Resmi küçük fırça darbesi az bir tabloydu yağmur. Her yeryüzüne değişte o büyük cömertliği ile binlerce kişinin anısına kucak açıyordu. Tek bir olayda birleşiyordu tüm ruhlar. Bir türlü dinmeyen iç sesimiz ve buna mukabil lal olan dilimiz... Ürkek,korkak ve suskun...  Aslında İnsan kalbin hıçkırıkları kadar var bu dünyada. Tek bir mevsimin içinde tek bir yağmurda tek bir çınlama... Ne rüzgarı ne de yağmuru durduramaz mevsimi değiştiremez insan.  İnsan sadece etkilendiği kadar yaşar hayatı. Hepimizin diline pelesenk olan bir söz vardır; ''Yaşamadan bilemez anlayamazsın beni...''  İşte bu söz açıklıyor aslında gerçeği. Peki,bu mevsimde yaşamak nedir si...

İÇİNDEKİ ÇOCUKLA DİNLE

        İÇİNDEKİ ÇOCUKLA DİNLE Hey  Çocuk! Dinle hikayemi ! Hiç duymadğıın bir masal şimdi kulaklarında. Tüm azalarınla dinle ama . Varlığını ruhumda hissedeyim bir anlığına. Hoş,dinlemesen de anlatacağım ama, sen yine de kulak ver bu hayata! Zaman olur,herşey toz pembe gider hayatında. Hayal ile gerçek karşılaşmasında kalbinde sonuç her zaman bellidir  . Çünkü aslında kalbin de bu hayata değil hayale ait bir parçadır bu surette. Ama gel gör ki gerçeklerin zemininde, hayalin gölgesinde yaşadığın bir yerdir yaşam dediğin. Hayal kura kura gerçekleri yaşarsın ve sen ne olup bittiğini anlamadan zaman daralır,günler hızlanır ve bir bakarsın ki ömür tükene tükene geride sadece bir kül parçası bırakır. İşte o kül parçasına varana kadardır hayat dediğin . O kül parçası ise senin mevlidin . Sen kendini yaka yaka bir anka kuşu misali tüketirsin yaşamı  nefesini ve seni bekleyen vuslatla ardında bırakırsın bedenini. Ama ruh! Ruh ve Kalb onlara ...

YAŞAM ESİNTİLERİ

Hayat kimi zaman inişli çıkışlı bir yol kimi zaman dalgalı deniz kimi zaman da mevsimlerin elinde bir bÂziçe olarak karşımıza çıkan bir süreçti. Genç kız yazı bekleyenlerin gökkuşağına hasret kaldıkları bir zamanda içinde dinmeyen bir bahar esintisi hissetmişti. Yaptığı her ne ise ona kalbiyle yaklaşır ,işini kendi duygusuna inandığı kadar sebatla yapar ve bitirirdi. İçindekiler bazen bir tablo bazen bir roman bazen ise bir şarkı olup karşısına çıkıyordu. Hislerini kimi zaman titrek bir nefesin verdiği heyecanla kimi zaman duaya karışan hayali ile kimi zaman da nefretinin verdiği süratle eserine yansıtıyordu. Meltem rüzgarının gönlüne değdirdiği o ince,narin nevazişi artık her yerde arar olmuştu. Bu,tüm azalarının merhemiydi. Ömrünün baharındaki genç kız her bahar mevsiminde kendisini bir kez daha tanımanın mutluluğunu yaşıyordu. Fakat aklının bir köşesinde hayata daima soruları bulunurdu; Neden sadece bahar mevsimini merak ediyordu? Niye meltem rüzgarının esintisini bu kad...

Zaman Treni

Bir metro istasyonundasın Seni hayata yetiştirecek olan treni bekliyorsun Fakat bu zaman treninin hızı da ne ?! Onun hızıyla birlikte koşuyorsun,durduramıyorsun... Ümitle koşuyorsun tabana kuvvet diyorsun Ve sonra geçip giden trenin ardından, Geçip giden zamanın ardından, Sen sadece bakakalıyorsun Banu Yurtsever

MUTLULUĞUN ANAHTARI

 İnsan kalemi nasıl eline alır ve hayatını nasıl yazmaya koyulur? Gerçek bir hayat sayfalara aktarılabilir mi gerçekten? Burası belirsiz olsa da insan alışkanlıklarına muhtaçtır aslında. Özlem ağır bir yüktür sonuçta hafiflemesi için bölüşür sayfalarla. Edebiyatı içinde hissettiğin ,kitap kokusunun ruhuna  yayıldığı  zaman hasret   usulca an be an kendini belli eder. Büyüleyici olan belki sevginin gücü,belki özlemin ertelenip büyümüş hali belki de içimizdeki isteklerin yoksunluğudur... Bugün hem acıdım hem güldüm halime ama mutluydum o  içinde bulunduğum ve çıkmak istemediğim sahtelikte. Umutlandım bir acaba muştusu duyunca kalbimde, sonra gerçek yansıdı ayineme ,tarumar ve perişan bir biçimde. Unuttun dedim kendi kendime burası dünya sonuçta. Hayaller de yalanlar da çok iyi gelir buraya . Sihirli bir dokunuş gibi sunar tüm yansımaları avcumuza. Ve biz o büyüyü en doruk noktada hissederiz yaşamak istediğimiz her anda.  Hayaller her ne kadar tat...

LÂHZÂ-YI ÂRÂM

Hayat kimi zaman inişli çıkışlı bir yol kimi zaman dalgalı bir deniz kimi zamanda mevsimlerin elinde bir bÂziçe olarak karşımıza çıkan bir süreçti.   Genç kız, yazı bekleyenlerin gökkuşağına hasret kaldıkları bir zamanda içinde dinmeyen bir bahar esintisi hissetmişti.    Yaptığı ne ise ona kalbiyle yaklaşır ve işini, kendi duygusuna inandığı kadar sebatla yapar ve bitirirdi. İçindekiler; bazen bir tablo,bazen bir roman bazen ise bir şarkı olup karşısına çıkıyordu.     Hislerini,kimi zaman titrek bir nefesin verdiği heyecanla kimi zaman duaya karışan hayali ile kimi zaman da nefretinin verdiği süratle eserine yansıtıyordu. Meltem rüzgârının gönlüne değdirdiği o ince,narin nevazişi artık her yerde arar olmuştu. Bu tüm azalarının merhemiydi. Ömrünün baharındaki genç kız her bahar mevsiminde kendisini bir kez daha tanımanın mutluluğunu yaşıyordu. Fakat aklının bir köşesinde daima hayata soruları bulunurdu. Neden sadece bahar mevsimini merak ediyordu? Niye...

İP ÜSTÜNDE HAYALET

Öyle bir gerçeklikle yoğrulmuşu z ki        Hayale meyl eden tüm kanatlar kırık İçinde suç işlemişcesine bir mahçupluk, Nefsi nefesine karıştırırcasına bir mahbubluk Ve ikisinin muhteşem arbede sahnesi şimdi kulaklarımda bir boşluk. Şeffaflığa öylesine muhtacız ki, sıyrılmaya tüm korku perdelerinden. Korkusuz olmaya hayata Ve cesaret katmaya yaşama İlmek ilmek örerek sarmalı boynumuza Korkuyu yaşatıyoruz tüm azalarımıza. Hayat bu; Bir yanı hayal bir yanı suç bir yanı mabet bir yanı mevt İnsan bu ip üstünde hayalet Şimdi sen bu tabloyu hayal et Zihninde canlansın tüm azamet. Sokaklara dalıyor,bilinmezliğin özgürlüğünde uçuyorum Kalbimi sana adıyorum; Ey bitmek bilmeyen tasannum. Gözler ok gibi bir nişancı gibi Süzüyor her yeri Sahi neydi bu  dilberi Mest eden hayali? Bir güvercin misali kanatlanıyor isteği Şimdi tüm hevesi Sonsuz mabetlere yönelen Bir tuba çiçeği. Banu Yurtsever

Bir Duygu Sarhoşluğu

Leylin büyüsüne kapılmış gidiyorum Büsbütün bir yalnızlık istiyorum Dilimde kilitli cümleler seziyorum Gönlümü kaptırdım da gidiyorum Ey leyl! Tarifi imkansız duygular içindeyim Bir boşluk ki dile gelmeyen sözcüklere divaneyim Bir buse sıcaklığında hararetteyim, Duyulmayan tınılar içinde bir avareyim. Kendimi kendime anlatamaz oldum Bir soru çukurunda aniden boğuldum Kelimeler kifayetsiz… Bir melodi,kulağımda kesik kesik… Ben bu dünyaya biçare doğdum Elimde bir baziçe kalbimi buldum Oynadıkça kırıldım Kırıldıkça kavruldum Kavruldukça,mahvoldum. Yandım ,tükendim Tükendikçe savruldum   Etrafımda döndüm durdum Yine kendimi leyl de buldum                                                                  BANU YURTSEVER

Yeşilin En Güzel Süsü

Ormanlar yeşilin evi olmuş. Selvi boylu ağaçlarıyla kuru rüzgarlarıyla renklerin anlam kazandığı,mis gibi toprak kokusunu barındıran ormanlar.Issız geceleri,kuş cıvıltılı gündüzleriyle hayata mola vermek isteyenlerin yeri. Dünyada iken cennetten manzaraların seyredildiği bir mola yeri. ''Altından nehirler akan ağaçlar'' diye tasvir edilmiş bu cennet köşesi dünyevi meşgalelerden kaçıp başımızı göğsüne dayadığımız; uzunlu kısalı ağaçların gölgesinde dinlendiğiniz eşsiz bir mekan        Bol oksijenli,etrafa sarılmış kozalaklarıyla çam kokulu bu doğa harikası genelde dağ ve tepeliklerin koynunda bizleri beklemekte. Şehirden bakıldığında bile göze gönüle ferahlık veren manzarasıyla hep yanımızda olduğunu hissettirmekte. Her baktığımızda hep orada olduklarını bildiğimiz için mi hiç kaybetmekten korkmadık ağaçları. Bir ağacın fidanını dikmek tabiatın süsünü oluşturmaya başlamaktı. Oysa ki konuşsalar anlatacakları kim bilir ne çok sözleri vardır? -Biz bir doğal hazineyiz ...