Ana içeriğe atla

İÇİNDEKİ ÇOCUKLA DİNLE

balonlu çocuk ile ilgili görsel sonucu
        İÇİNDEKİ ÇOCUKLA DİNLE
Hey  Çocuk!
Dinle hikayemi ! Hiç duymadğıın bir masal şimdi kulaklarında.
Tüm azalarınla dinle ama . Varlığını ruhumda hissedeyim bir anlığına.
Hoş,dinlemesen de anlatacağım ama, sen yine de kulak ver bu hayata!
Zaman olur,herşey toz pembe gider hayatında. Hayal ile gerçek karşılaşmasında kalbinde sonuç her zaman bellidir  . Çünkü aslında kalbin de bu hayata değil hayale ait bir parçadır bu surette.
Ama gel gör ki gerçeklerin zemininde, hayalin gölgesinde yaşadığın bir yerdir yaşam dediğin. Hayal kura kura gerçekleri yaşarsın ve sen ne olup bittiğini anlamadan zaman daralır,günler hızlanır ve bir bakarsın ki ömür tükene tükene geride sadece bir kül parçası bırakır.
İşte o kül parçasına varana kadardır hayat dediğin . O kül parçası ise senin mevlidin . Sen kendini yaka yaka bir anka kuşu misali tüketirsin yaşamı  nefesini ve seni bekleyen vuslatla ardında bırakırsın bedenini.
Ama ruh! Ruh ve Kalb onlara iyi bak çocuk!
İşte o ikisini bulduğun zaman kendi kafdağına ulaşacaksın. Adı sürekli değişecek belki ama sonunda varacaksın.
Hayalinden vazgeçme çocuk! 
Gerçeklerin pençesinde olduğunu bilsen bile 
Zaman zaman inancını yitirsen bile....
Unutma;
Sen, ben, biz tüm insanlık, herkes çok değerlidir aslında.İnsan olmuşuz sonuçta.Fakat bu değer ortak bir miras kalbine gönüllerimize.
Sen sen ol mirasına sahip çık çocuk,
Ve nereden geldiğini sakın unutma!
                                                                            Banu Yurtsever

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zaman Treni

Bir metro istasyonundasın Seni hayata yetiştirecek olan treni bekliyorsun Fakat bu zaman treninin hızı da ne ?! Onun hızıyla birlikte koşuyorsun,durduramıyorsun... Ümitle koşuyorsun tabana kuvvet diyorsun Ve sonra geçip giden trenin ardından, Geçip giden zamanın ardından, Sen sadece bakakalıyorsun Banu Yurtsever

İslam Ve Huzur

İslamda sonsuz inanma, güvenme vardır. Bu sonsuz inanç ve güven teslimiyeti, teslimiyet razı olmayı öğretir. İslamiyeti tanıdıkça ve yaşadıkça huzurun asıl tanımını öğreniriz.  ‘’iman hem nurdur hem kuvvettir hakiki imanı elde eden adam kainata meydan okuyabilir’’ sözünde dediği gibi iman, insana hem nurundan saçar Hem de eline bir kuvvet verir ki o da huzurdur. İnsan teslimiyet ile tevekkülü öğrenir ve yaşatır hayatının her anında. Omuzlarındaki yük kalkınca içindeki huzurun kat ve kat Arttığını görürüz. Şükürü, insaniyeti öğretir. Sonra mütevazı ve alçak gönüllü olmanın safhaları ve   basamaklarını. Basamakları çıkarken  tek, tek  farkında olmadan hayatı öğreniriz. Hayatımızı ve amacını. Amacımızı öğrendiğimizde de imanımızı arttırmanın yollarını arar ve gerçek islamın amacı ile karşılaşırız. Unutmayın islam ve huzurun olmadığı ortamda  bir peygamber vasfı olan güvenilirlik de olmaz.

RENK GEÇİŞİ

  "Kimsenin oturamayacağı evler yapıyordu. Dokununca dağılan evler. Kül renginde, kendi de kül olan evler. Hani terastan Boğaz'a bakarsınız ya; işte öyle, insana susamış evler. Alev alev evler.'' Manzarasına tutkun... Bir dağ yamacında hayaline vurgun... Coşan dalgalar bir tuvalde hayatını çizerken o, bu mutluluğa uçurum kadar uzak, gözünün değdiği yer kadar yakın... Kanatlanışı ölüm kadar yasak... Seyrinde kaldığı hayatında tüm bakışlardan kaçarken uzak iklimlerin yakın seslerini duyuyordu. Haykırışların yankısı büyüktü. Ne olursa olsun değişmeyen tek gerçek vardı; Ayrıntılarla çok uğraşıyordu. Hayatı fazla ciddiye almaya gelmezdi. Çizdiği evler kül olurken kendini yakmasına gerek yoktu. Sevinciyle üzüntüsüyle bir değerden çok fazlalık gibi kalıyordu. Zihninin içinde yaşıyordu. İnsana hararette kızıl kum alevinde demirden oksitlenmiş toprakların içinde durmadan volta atıyordu. Kendisi dışında tüm hayatlara basıp geçmişti. Kaçak gözlerin gömülü olduğu mez...