Sessiz haykırışlar boğar bazen kelimelerini...
Gözlere devreder tüm harfleri ve melodiye tüm geçmişi... Bir ''an'' a gider ve hapis olursun mutluluk adına tüm duygularına...
Alışamadan alıştım demeyi öğrenirsin hece hece. Anılar mı ? Onlar bir bilmece .
Peki duygularda baş sırayı gözeten akmayı unutsa da pınarlarda kuruyan yaşlara ne demeli? Hangi okul verir bu birinciliği?...
Nefesinin söyleyemediklerin kadar kesilmesi hangi sözlükte bulur yitirilen anlamını...
Sahi bir bakış yeter mi tüm geçmişi önüne sermeye ?
Şarkılara resimlere değen soyut bakış ulaşır mı somut bedenlere ? Değer mi inceden gönüllere...
Kalp ne kadar sabit atar bu hayatta bir geçmişe takılı kalmak suretiyle de olsa.
Her bakış bir ok saplar bazen veda edilemeyen onca anıya. Anı içinde saklı olan o ruha.
Bir insan kaç kere aynı hissiyatla değdirir gözünü maziye geçmiş bitmiş olsa bile. Dinmeyen anılara kaç hayat yeter?
Bölünmüş bir kalp nasıl küllerinden doğar ?
Sözler,kelimeler küçülürken büyür hisler. En ince sızısını arar sözcükler . Peki insan hangi hayalde bırakmıştır tüm gerçekliğini...
İnsan sonunu bile bile bir hayali ne kadar yeşertir cism-i ruhunda?
Bir girye ne kadar içten akar gönüllere,hayalin samimi gerçekliği kadar etkili olmak suretiyle?
Ya peki insan neden bu denli acıya muhtaç yeşertir çiçeklerini?
Ve de geçmişe hasret büyütür sözcüklerini?...
Kalem kırılırken bembeyaz sayfaların aguşunda,
Tüm bedenin bir ruhun küçüklüğüne sığmak ister bazen,
Bir bülbül titrekliğinde,bir serçe mevkinde.
Ve insan
Kaybolur
Tüy gibi bilinmez olur
Hiç olur.....
Banu Yurtsever
Gözlere devreder tüm harfleri ve melodiye tüm geçmişi... Bir ''an'' a gider ve hapis olursun mutluluk adına tüm duygularına...
Alışamadan alıştım demeyi öğrenirsin hece hece. Anılar mı ? Onlar bir bilmece .
Peki duygularda baş sırayı gözeten akmayı unutsa da pınarlarda kuruyan yaşlara ne demeli? Hangi okul verir bu birinciliği?...
Nefesinin söyleyemediklerin kadar kesilmesi hangi sözlükte bulur yitirilen anlamını...
Sahi bir bakış yeter mi tüm geçmişi önüne sermeye ?
Şarkılara resimlere değen soyut bakış ulaşır mı somut bedenlere ? Değer mi inceden gönüllere...
Kalp ne kadar sabit atar bu hayatta bir geçmişe takılı kalmak suretiyle de olsa.
Her bakış bir ok saplar bazen veda edilemeyen onca anıya. Anı içinde saklı olan o ruha.
Bir insan kaç kere aynı hissiyatla değdirir gözünü maziye geçmiş bitmiş olsa bile. Dinmeyen anılara kaç hayat yeter?
Bölünmüş bir kalp nasıl küllerinden doğar ?
Sözler,kelimeler küçülürken büyür hisler. En ince sızısını arar sözcükler . Peki insan hangi hayalde bırakmıştır tüm gerçekliğini...
İnsan sonunu bile bile bir hayali ne kadar yeşertir cism-i ruhunda?
Bir girye ne kadar içten akar gönüllere,hayalin samimi gerçekliği kadar etkili olmak suretiyle?
Ya peki insan neden bu denli acıya muhtaç yeşertir çiçeklerini?
Ve de geçmişe hasret büyütür sözcüklerini?...
Kalem kırılırken bembeyaz sayfaların aguşunda,
Tüm bedenin bir ruhun küçüklüğüne sığmak ister bazen,
Bir bülbül titrekliğinde,bir serçe mevkinde.
Ve insan
Kaybolur
Tüy gibi bilinmez olur
Hiç olur.....
Banu Yurtsever
Yorumlar
Yorum Gönder