Çatlayacak hale de gelse azalarımız Yaşanacak bu hayat sorgusuz ve insafsız Bin yıllık susmuş bir his gibi birikmişlik Nefesini kesiyor ruhun arkasında taş yığını bir sessizlik Duvarlar örülü hayatta yaşayan gözlere rağmen Ümitvar bir kalp içimizde atıyor halen Anlayışsız satırlarda samimi ruhlar arıyorken Kuşun darbesi gibi bastırdı kalemin ucu kavlen Suskun.çaresiz,donuk bedenlerden Direnişin yaşları düşüyor aniden Maktul bilinmeden Bir bir ölüyor sahipsiz ruhlar Göçüyorlar göçmen kuşlar gibi dünyadan Cefadan vefadan ve sevdadan Yorgun,yılmış bedenlerin içine Bir kuşun ilk kanatlanışı gibi göklerde Cesaret gerekiyor içinde barınan rengarenk kanatlar değerinde Fakat bu güce şimdi kim inanır? Dünya gerçeğinin tekdüzeliğinde Olağanüstü gelmez mi yirmi dört saat içine sıkışan benliğe? Söyle bu cesaret kimden ve nereden kendini buldu sende? Hadi ama masal de ve geç hayatına Kolayı bu değil mi yaşamanın? Ruhunu unutursa ancak azaların Hafifler yükü omuzlarının.......