Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SON

Her eylemin noktayla kavuştuğu andır SON.Başlangıcı olan ve biten eylemler.Bazen tek noktadır bitişe işaret eden,bazen üç nokta ard arda.Dolu dolu yaşanmışlıklara konan tek noktadır SON.Ya da yarımkalmış,anlamları yüklenmiş hayallere gebe ve dizilen 3 nokta. Bir fani olarak şunu tecrübe ettim ki SON,bir gölge.Gerçek olan yeni başlangıçlara yelken açmak.gölgenin en karanlık hali aslında yeni başlangıca en yakın zaman.Son dediğimiz umutsuzluk yerine sevincin,şükürün,beklentilerin doğabileceğini düşünebiliyor muyuz? Peki farkında mıyız düşünmeyi seçmek yerine umutsuzluğun denizinde boğulmayı seçtiğimizi.Çok garip  ölmeyecekmişiz gibi hayata bağlanmamıza ne demeli?Peki bize yaratılan dakikaların hakkını verebiliyor muyuz?Yeterince şükrünü eda edebiliyor muyuz?Hayır hayır.Bu uykudan uyanmalı.Her yaşadığımızın bizi sonsuzluğa hazırlayan bir sınav olduğunun farkına varmalıyız.Sonların hüzünlü sevdasınınbırakıp,mutlu sonsuzluğa hep beraber varmanın yolunda olmalıyız...

İlahi Aşk

Yağmurlarında ıslandığı bir yağmur vardır adı aşk.Ateşlerinde yanıp kul olduğu bir ateş vardır…adı aşk..kelebekleri intihara sürükleyen..yıldızlarıda kaydıran aslında aşk… gölgelerin gölgede kaldığı bir durumdur.Sırların sır verdiği bir haldir aşk ve aslında aşkında aşık olduğu bir aşk vardır ilahi aşk Ben aşkı dualarda buldum duaların sahibi Rabbimde buldum.Her nefes alıp verişimde tekrarladı kalbim seni.Dilim başka bir şey söylemez oldu senin aşkından başka.rüyam hayatım sensin.gece zifrikaranlıktaki ışığım gece muhabbetimde muhatabımsın Yaradana vuruldu bu kalp şeytana bir odun vurdu`,nefise aldırmaz oldu.çünkü bu kalp bir kere ebedi yola baş koydu Ey hakiki sevgili sensizlikte hasretin bestesini öğrendim.tanıdığımı sandıkça yandım yolunda ,yolunda yandığımı sandıkça avundum bununla.kalp kalbe konan kelebek kanatlarında renk;kudümlerde düşünüp neylerde ağlayan ahenkli  aşk Sevgili! Kapına geldik;aşkı öğret bize ve aşkını ver yüreklerimize herşey sen olsu...

Gece Ve Sessizlik

Gecenin asude derinliklerinde yalnızlıkla refik, sessizliğin ve karanlığın suyundan içmeye talibim bu gece. Geceyi dinliyorum, sessiz çığlıklarımla... Sokak lambasının etrafında pervane olan sinekler, kelebekler. Karanlıkta duran ağaçlar, sessizce uçuşan yarasalar. Tıknefes kalmış puslu gökyüzü, uzaklarda kalan hareketsiz dağlar, denizin hırçın dalgaları, yollar... Tek tek karanlığa gömülen evler, kabristandaki mezarlar, hastane ışıkları, yağmur damlacıkları... Caddeden geçen tek tük arabalar, dünya panayırında şaşkın ve durgun yüreğim, lisan-i haliyle ne der acaba? Dünyaya gece perdesinin çekildiği şu an, şu fani âleme nazarlarını çevirmiş görünmez yazıcılar ne der acaba? Gaflet yükünün insanlığın üzerinden kalkması için dua eder mi? Ey ehl-i dünya! Rüyalarında neler var? Bir daha uyanmamaya hazır mısın? Yoksa son nefesinde umudunu kesmeyen hastalar gibi dünyevi rüyalar ve hülyalar peşinde misin? Sessiz ve zifiri karanlıktan korkan nefs, aslında sen kabirden korktuğunu kend...

Kalemle Yazarken Ben

Kalemle yazarken ben  Kağıt düştü elimden,  Son yazımı yazerken  Doğdum yine yeniden…  Yazmak ölmek demektir,  Ölmek yeniden doğmak;  Bunlar kolay şeylerdir,  Müşkili insan olmak…  Fiillerin içinde anlamını her gecenin gizemli zamanlarında düşünebilmek için sözlüğe yerleştirilmiş bir hal, her okunan yazı metinlerinin arasına sıkıştırılmış bir kâl, her yazarın dilinde sürekli zorluğundan bahsederken yazmaktaki sevincin kıvanç tomurcuğu, tomurcuğun hava kütlelerinin içinde çatlayarak nüfuz eden sirayeti, yazarına haz veren o duygu dünyasının adı, nasıl ki serâzat yaşantıyı terk etmek; yazmakta kendinden geçmek belki bir boyut değiştirmek… Sevgi dolu, aşk dolu bu dünyaya hicretin adı, yazmak; ideal ümit hülyasında özümüze en görkemli kadehlerden kurtuluş âb-ı hayatını sunmak, sonsuzluk hicranının her an gönül sazının bam telinde tınlayışını hissetmenin yek diğer adıdır. Gözlerden şiir gibi, nağme gibi, nesir gibi yaşlar dökmenin remzidir ...

Yaşıyoruz Ama Nasıl

Tıpkı kalabalık bir asonsördeymişcesine,birbirimize değmeden  yaşıyoruz Her birimiz kapıya doğru dönmüş,ellerini ya önünde birleştirmiş ya da iki yana iyice yapıştırmış Kimseye dokunmamaya,dokunulmamaya çalışılarak…. Kat ışıklarını takip eder gibi tek bir yöne bakarak ve her türlü iletişimin  önüne baştan geçerek.. Yalnız kaldığımız nadir anlarda aceleyle asansörün aynasında kendimize bakar gibi,arada bir içimizi yoklayarak ve her seferinde kendimizde bir şeyi  beğenmeyerek ,yalnızlık duygusu daha bir artarak ara sıra duyduğum tipik asansör müziğini,sokaklarda  duyuyorum sanki; “Yalnızsın, ama korkma,kalabalığın arasındasın.Meraklanma herkes senin kadar yalnız .endişelenme de ,kimse  dokunmayacak sana .Diğerleri de senin kadar korkak .hiç kimsede de ‘ben geldim beni dinlermisin ?Tanımaya çalışır mısın?’diyecek cesaret yok .Aman sakın gözlerini yana kaydırma.dümdüz duygusuz bir ifadeyle sabitle bakışlarını Asansör durunca da hızla hareket edip ,ayrıl asans...

İslam Ve Huzur

İslamda sonsuz inanma, güvenme vardır. Bu sonsuz inanç ve güven teslimiyeti, teslimiyet razı olmayı öğretir. İslamiyeti tanıdıkça ve yaşadıkça huzurun asıl tanımını öğreniriz.  ‘’iman hem nurdur hem kuvvettir hakiki imanı elde eden adam kainata meydan okuyabilir’’ sözünde dediği gibi iman, insana hem nurundan saçar Hem de eline bir kuvvet verir ki o da huzurdur. İnsan teslimiyet ile tevekkülü öğrenir ve yaşatır hayatının her anında. Omuzlarındaki yük kalkınca içindeki huzurun kat ve kat Arttığını görürüz. Şükürü, insaniyeti öğretir. Sonra mütevazı ve alçak gönüllü olmanın safhaları ve   basamaklarını. Basamakları çıkarken  tek, tek  farkında olmadan hayatı öğreniriz. Hayatımızı ve amacını. Amacımızı öğrendiğimizde de imanımızı arttırmanın yollarını arar ve gerçek islamın amacı ile karşılaşırız. Unutmayın islam ve huzurun olmadığı ortamda  bir peygamber vasfı olan güvenilirlik de olmaz.

Ebedi Sevdam

Bir sabah gözümü açtım yalnızlığın soğuk kollarında. Telefona sarıldım hışımla, gözümdeki ürkek gözyaşlarım ümidimi yitirmeme sebep oluyordu. Düşünüyorum da tamamen mi gitmiştin yoksa küçük bir seyahat miydi ani gidişin? Ey dost bekliyorum görmüyor musun elimde kalem gözümde yaş. Gel gel ki yarama merhem kalbime bir ışık ol, umudum ol. Bir geliş hiç bu kadar değeli değildi, bir hayal hiç 1 ‘’ gelişe,, sığdırılmamıştı. Göğsümün sol tarafındaki acı, yürek burukluğumun sebebiydin. Geldiğinde bayramım gittiğinde cenazem oluyordu sanki. Beni sana iten sadece yanımda bulunmandı kimi zaman, kimi zaman ise geldiğinde içimde oluşan sevinç. Sabrı öğrettin bana. Beklemeyi öğrettin, umudu öğrettin. Gitmenin özlem, gelmenin sevda olduğunu öğrettin. Gidip gelmelerin bir okul oldu bana. Hece hece öğrendim seni ne kadar sevdiğimi. Hüzünlü gidişlerin daha çok bağladı beni sana, gecenin yanaklarında bir gözyaşı. Özlemle sabahladım karanlıkları. Yalnızlık Allah’a mahsus ey dost, bırakma beni....

Hazineyi Keşfet

     Hayatınızı şekillendirmek için size bir önerim var, küçük bir anahtar. Gizliliğin işareti, gizemin sebebidir çoğu zaman tek bir anahtar. Kimi zaman ise varlığın sembolü.     Bu anahtar kimi zaman bir söz, kimi zaman tek bir gülüştür. Ricadır, hoşgörüdür istediğini elde etmek için çıkılan yolda atılan ilk adımdır. Merak’ın  sonuca yolculuğundaki ilk çaba. Gizemi de gizliliği de içinde barındıran, çoğu zaman insanlara azmi öğretendir anahtar. Azmi, kararlılığı tüm gerçekleriyle açıklayan anahtar hiçbir zaman lazım olmadı diyebilir misiniz? Sembolik olduğu için olayların altına gizlenebilir belki ama, yine de siz farketmeden de olsa onu kullanmışsınızdır, sizdedir anahtar. Olayları çözmek için sizdeki anahtarı bir tık çevirmeniz lazım ki açılsın. O gayretinizle içinize doğru yol alıp kendinizi tanıyıp sonrasında da anahtarınızla birlikte dışardaki ortama kendinizi sunmalısınız. Daha sonra karşınıza çıkan olaylara siz bir anatar vazifesiyle çözüm bulm...

Bulutsu Hülyalar

Bulut olmak isterdim gökyüzünde, içime rahmet tanecikleriyle. Ağlamak isterdim doyasıya yeşil çimenlerin, çiçeklerin bir gülüşü için. Ve   gökyüzünün   şimşekleri  ellerimin altında.  İnsanların duygularına tercüman ve habercisi mevsimin. Sonrasında ise her mevsimde ayrı rahmet taneciklerini, gökyüzüyle buluşturmak. Evet bulut olmak isterdim bazen güneşin altında saklanan. Yükselen yağmur dualarına vesile olmak… Dört gözle beklenen, insanlara iç ferahlığını küçük bir göz kırpmayla bildiren ve sevindiren. Çiçeklere canlılık katan yağmurların, yeryüzünün gelinlik giydiği ve ardında kartopu oynayan çocukların nasiplendiği karların gökyüzünden yeryüzüne inişi olmak isterdim. Yağmur damlalarının gözünden yakamozu seyretmek isterdim bir bahar gecesinde. Boncuk boncuk katrelerle çölün bağrına düşmek, bir gülücük olmak isterdim. Melek kanatlarında süzülerek tertemiz yavruların yanaklarına. Ve buse kondurmak toprağın kurumuş dudaklarına. Bulutun hüzün yüklü danelerinde ...

Beyaz Küheylan

Biraz soğuk üşüyorum.  kendimi yalnız hissediyorum. İyi ki sen varsın beyaz küheylanım. Hep vardın.Babam ceza için yanına kapatmıştı beni “aklın başına gelene dek kal biraz  burada bakalım” demişti. O sesi gülümseyerek hatırlıyorum şimdi. Gülüyorum çünkü sana yakın olmayı o gün öğrenmiştim canım küheylanım  O soğuk kış gecesinde soğuğu, yalnızlığı ve cezamı paylaşmıştım seninle. Uyuya kaldığımda yanında, dört nala şahlanmıştın. Soğuktan, geceden ve cezamdan kurtarmıştın beni rüyamda. Buzhanede yatıyor gibiyim, soğuk içime işlemiş gibi sanki. Hızlı hızlı artan bu sesler ne! Sanırım nal seslerin. Soylu güzel atım benim, nal seslerin benim ninnim. Küçük büyük fark etmeden ruhuma işlemiş sesin.Biliyorum sende beni seviyorsun Bir ses var etrafımda. Ha gayret delikanlı! Seninle çıkmak istediğim yolculuktan beni alıkoyan bir ses! Oysa ben senin özgürlüğünü seçmek istiyorum.Şanlı zafer sesleriyle rahvan yürüyüşüne kendimi bırakmak istiyorum.Adiyat suresinde üzerine yemin edil...

Bir resim karesinde Hayat

Mutluluklar  ,üzüntüler  hayatımıza damgasını vurabilecek olan diğer tüm olaylar , hepsi birer resim çerçevesi içinde. Hepsinin çıkardığı tablo farklı , birbiriyle örtüşen hiç yok … Her olay farklı duygulara neden olabileceği gibi her tür boya kalemin den akan mürekkeb  ,resime  farklı dokunuşlar katıyor. Farklılıkları ön plana çıkarıyor, zenginleştiriyor. Ve bir resim çerçevesi; hiç olmadığı kadar sabit ve donuk.  Ama bir o kadarda duyguların aynası..  Çünkü insan elinde olmadan da olsa kendi resmini  çizdikten sonra içindeki hayal ve duygu dünyasının dışarıya etkisini görüyor, çizdiği resim kağıdında.  Manzaradaki  parçaların oluşturduğu bütün,  yine bir insanı gösteriyor. Çünkü insan hissiyatıyla bir resim ortaya koyabiliyor, bir  sanat çıkarabiliyor. Siyah beyaz bir manzara eskileri hatırlatıyor doya doya. Ve renklerin muhteşem uyumuna sahiplik yapıyor küçük bir beyaz kağıtta. Gizemli oluyor kimi zaman çözümlenmeyi b...