Sabah,içinde bir kuşku ve sıkıntı ile güne başlamıştı. Sanki onu yapacaklarından alıkoyan bir şey olacaktı. Yapmak isteyip yapamadıkları kendi içindeki tartışmayı başlatacaktı.İlk önce çözümü düşünmemekte aradı, olmadı. Daha sonra yeni bir şey yapmak istedi gene olmadı.
Gözle görülmeyen,kulakla duyulmayan bir engel vardı. Etrafındaki insanların ona sessiz ve habersiz bakmasını istemiyordu çünkü içi kıpır kıpır ve tamamen özgürdü. Fakat özgür duygularının, içine tutsak kalmasının nedenini bir türlü anlayamıyordu.
O gün neşe , ilk defa yaşadığı bu duyguların çözümsüz kalacağı endişesini içinde yaşayarak dışarıya doğru adımlarını hızlandırdı. Yürüyerek sebepsiz ve nedensiz bir endişeyle okuluna gidiyordu. İçi haykırıyor, dışı yanıyordu adeta.
İşe kendine inanmakla başlamalıydı
-Tasalanma ey kalbimin içi metanetini bozma...
Dilinde sürekli bu cümle tekerrür ederek dalgınca yoluna devam ederken onu bu duygu dünyasından ve dalgınlığından çıkaran bir nidaya kulak verdi;
-Neşe duymuyor musun beni Neşe?
İç sesini dinlerken dışarıdan gelen bu sesi duymakta oldukça zorlanmıştı . Sesin geldiği yüzünü çevirdiğinde sınıf arkadaşının arkasından koşarak geldiğini farketti.
Neşe sesinin duygularının şifresini belli etmesinden korktuğu için tedirgin bir şekilde ;
-Günaydın. Diye karşılık verdi. Arkadaşı;
-''Neşe,derse girmeden seni gördüğüm iyi oldu. sana anlatacaklarım var '' dedi. Ürkek ve heyecanlı bir sesle.
-Merak ettim doğrusu seni dinliyorum
-Dün gece televizyondaki haberlerden biri bizim apartmanda yaşandı biliyor musun?
Neşe düşüncelerindeki yalnız ama kararlı halini kaybetmekten korkarak isteksiz bir şekilde;
-Anlatsana ! dedi.
-Gece tam yatmak üzereydik ki komşudan gelen acı bir çığlık sesi ile hepimiz oraya gittik. Odanın orta yerinde boylu boyunca yatan evin genç kızı,yerde savrulmuş bir kutu ilaç. Anlayacağın intihar etmiş. İnsan canına nasıl kıyar ya!
Neşe duyduğu haberden çok etkilenmemiş gibiydi.
Arkadaşı;
-Sen beni dinlemiyorsun Neşe! Baksana hiç tepki vermedin.Kız kendi canına kıymış diyorum.
-Kendine ve Allah'a olan inancını yitirmiş herhalde. diyebildi. Neşe.
Ağzından çıkan sözler beyin hücrelerinde çağrışımlarla yankılandı ve az önce kendine inanma kararı aldığını hatırladı bu kararı ona aldıran sıkıntılarını düşündü, derin bir nefes alarak Rabbine olan inancına şükretti. O asla canına kıyma fikrine kapılacak biri değildi.
Bunları düşünürken de dışında onu yakıp kavuran sıcaklığın içindeki buzları erittiğini ve kozadan çıkan kelebek gibi yüreğinin özgürleştiğini hissetti.
Banu Yurtsever
Yorumlar
Yorum Gönder