Bulut olmak isterdim gökyüzünde, içime rahmet tanecikleriyle. Ağlamak isterdim doyasıya yeşil çimenlerin, çiçeklerin bir gülüşü için. Ve gökyüzünün şimşekleri ellerimin altında. İnsanların duygularına tercüman ve habercisi mevsimin. Sonrasında ise her mevsimde ayrı rahmet taneciklerini, gökyüzüyle buluşturmak. Evet bulut olmak isterdim bazen güneşin altında saklanan. Yükselen yağmur dualarına vesile olmak… Dört gözle beklenen, insanlara iç ferahlığını küçük bir göz kırpmayla bildiren ve sevindiren. Çiçeklere canlılık katan yağmurların, yeryüzünün gelinlik giydiği ve ardında kartopu oynayan çocukların nasiplendiği karların gökyüzünden yeryüzüne inişi olmak isterdim.
Yağmur damlalarının gözünden yakamozu seyretmek isterdim bir bahar gecesinde. Boncuk boncuk katrelerle çölün bağrına düşmek, bir gülücük olmak isterdim. Melek kanatlarında süzülerek tertemiz yavruların yanaklarına. Ve buse kondurmak toprağın kurumuş dudaklarına. Bulutun hüzün yüklü danelerinde çoğalmak. Çoğalıp yaratılmış her varlığa ulaşmak isterdim.
Bulutlar… ah şu bulutlar, tıpkı benim duygularım gibiler. Bazen buz gibi katı ve sert… Bazen su damlacıkları gibi yumuşak ve duygusal… Bazen tüy kadar hafif… bazen kendisini bile taşıyamayacak kadar ağır ve dolu. Bazen bembeyaz… bazen kapkara… bulutlara sorulsa onlarda ‘’BEN,, olmak ister miydi acaba?...
Yorumlar
Yorum Gönder