Mutluluklar ,üzüntüler hayatımıza damgasını vurabilecek olan diğer tüm olaylar , hepsi birer resim çerçevesi içinde. Hepsinin çıkardığı tablo farklı , birbiriyle örtüşen hiç yok … Her olay farklı duygulara neden olabileceği gibi her tür boya kalemin den akan mürekkeb ,resime farklı dokunuşlar katıyor. Farklılıkları ön plana çıkarıyor, zenginleştiriyor.
Ve bir resim çerçevesi; hiç olmadığı kadar sabit ve donuk. Ama bir o kadarda duyguların aynası..
Çünkü insan elinde olmadan da olsa kendi resmini çizdikten sonra içindeki hayal ve duygu dünyasının dışarıya etkisini görüyor, çizdiği resim kağıdında.
Manzaradaki parçaların oluşturduğu bütün, yine bir insanı gösteriyor. Çünkü insan hissiyatıyla bir resim ortaya koyabiliyor, bir sanat çıkarabiliyor.
Siyah beyaz bir manzara eskileri hatırlatıyor doya doya. Ve renklerin muhteşem uyumuna sahiplik yapıyor küçük bir beyaz kağıtta.
Gizemli oluyor kimi zaman çözümlenmeyi bekleyen, kimi zaman içine çekiyor gözümüzü aydınlatan, gönlümüzü ferahlatan renklerle. .
En masum en saf resimler ise çocukların çizdiği basit ama güzel resimler oluyor. Çünkü el değmemiş hayatlardan çocukların iç dünyalarını almak, anlamak bir o kadar kolay oluyor. Nasılsalar öyle görünüyor ve öyle yansıtıyorlar
Hayatımız da bir resim çerçevesi bütün renkleri, içinde büyük bir ihtişamla barındıran. Ve keşfedilmemiş uyumları keşfetmemizi sağlayan.
Bir tabloda nasıl boyalar ve renkler ile sanat haline geliyor ise, bir yazı da süslü kelimeleri ile sanat haline geliyor.
Peki size sorulsa hayatınızın hangi resimleştirilmiş karesini kağıdınıza dökmek isterdiniz ?
Ya da yaşamınızın hangi karesinin boyalarla kalıcı hale gelmesini isterdiniz?
Bir düşünün eğer hayatınızı bir sanata çevirmek isteseydiniz dışarıdaki toplum hayatına nasıl sunmak isterdiniz?......
Yorumlar
Yorum Gönder