Ana içeriğe atla

Kayıtlar

BEKLENEN

Ey Dost Şakaklarına yağan kar mı Yüzünde gülümseyen güneş mi Hangisiydi mevsimin Hangisiydi senin çehren Hangi mevsimi taşıyordu Bu yüz bu gülüş bu gözler Gerçek miydin tüm azalarınla Yoksa hayalden mi ibaretti silüetin Yaşıyor muydun doyasıya Yoksa salınıyor mudun bir rüzgarcasına Ordan buraya burdan oraya.... Peşinde koştuğun neydi? Bir hayal bir amaç bir ideal? Hangisiydi uğuruna zamanını hediye, Azalarını emanet ettiğin... Şimdi birinin hayatındasın Şimd benim; Yaşamakta olduğum ''an''ım ve figanım Telaşım ve giryanım Günahım ve sevabım Umudum ve hüsranım Hepsi sen... Senden ibaret tüm hayatım Gerçeğim,anlamım                                 Ey Dost   Bekliyorum                               Geliyor musun Banu Yurtsever

KİMDİR BU İNSAN

İnsan kendini cümlelere ne kadar teslim edebilir ? Tüm gerçek hisleriyle sayfalara değen sırları okumak suretiyle Ne kadar paylaşabilir gönlünü titreten en ince sızıyı,acılarını Ya da boşluk nasıl anlamına kavuşur bu beyaz kağıtta Tüm özgürlük elinde bile olsa kimden sakınır kelimelerini Kelimelere neden yeni bir anlam yükler ki? Kimdir Bu İnsan? Neden ansızın kaybolur Bir kitapta Bir müzikte Bir hayalde Veya Bir hayatta Ve neden ihtiyaç duyar tüm bu zamansız ve boyutsuz düşüncelere? Titrek bir mumun üzerinde yanan ateş gibi hem parlar hem titrer .  Hem eriyecek kadar hassas ve dokunaklı hem de duygusunu kendi ateşi ile yakacak kadar acımasız ve inatçıdır. Kimdir Bu İnsan? Bir denize,bir ağaca,bir semaya veya gönlünü bağladığı herhangi bir şeye gözlerinin değmesi ve hayatına etkisi nasıl bu kadar ard arda gelebilir ? Kendini üzmekten neden zevk alır? Kimdir Bu İnsan ? Mutluluğun tadını sürekli arar devamlı bir şeye hasret yaşar hayatı Sahi neden tesl...

HAYAL MAKAMI

Hayalimde sema yıldızlarla parıldar Ama gönlüm ağlıyor payidar Gönlümdeki bu acıdan beni kurtar Ey hayalimdeki mahbublar Usulca dokun kalbime Bak ne diyor kalbine Sessiz bir şarkı şimdi gönlümde Çalıyor sevda nağme nağme Bir nefha-i hayal arka melodide Yaşatıyor mutluluğu tane tane Kalbim varıyor o yare Bembeyaz bir sayfaga hece hece Fakat o da ne ? Bir mailik siyahla yer değiştiriyor Bir hayal yerini gerçeğe bırakıyor Yılduzlar ay'ı da alıp gidiyor Şarkılar perde perde susuyor Sahi ya Yaşam bitiyor saniye saniye Tükeniyor ömür gözler önünde Söyleyin şimdi tane tane Ey hayaller neydi sonsuzluğa çare? Banu Yurtsever

A'MAR

Ah hayat... Bir yanın pür hoyrat bir tat Bir yanın sessiz bir avukat Hislerim Bir hakim aramakta bak Bir geçmişe süzülüyor Bir geleceğe uçuyor Korkak korkak... Hayale sevdalı yüreğim Bir yangında kavrulan ise bedenim Küllerinde yaşıyorum düşüncelerimin Özlerken ölüyorum Duyan varsa bir ses verin Yüreğim mutlulukta bir sığınak ister Gülen bir yüze muhtaç bu gözler Şimdi muhabbete susamış bu hisler Yanar tutuşur da lal kesilir diller Banu Yurtsever

Kademe Kademe İnsan

Sessiz haykırışlar boğar bazen kelimelerini... Gözlere devreder tüm harfleri ve melodiye tüm geçmişi... Bir ''an'' a gider ve hapis olursun mutluluk adına tüm  duygularına...  Alışamadan alıştım demeyi öğrenirsin hece hece. Anılar mı ? Onlar bir bilmece . Peki duygularda baş sırayı gözeten akmayı unutsa da pınarlarda kuruyan yaşlara ne demeli? Hangi okul verir bu birinciliği?... Nefesinin söyleyemediklerin kadar kesilmesi hangi sözlükte bulur yitirilen anlamını... Sahi bir bakış yeter mi tüm geçmişi önüne sermeye ? Şarkılara resimlere değen soyut bakış ulaşır mı somut bedenlere ? Değer mi inceden gönüllere... Kalp ne kadar sabit atar bu hayatta  bir  geçmişe takılı kalmak suretiyle de olsa. Her bakış bir ok saplar bazen veda edilemeyen onca anıya. Anı içinde saklı olan o ruha. Bir insan kaç kere aynı hissiyatla değdirir gözünü maziye geçmiş bitmiş olsa bile. Dinmeyen anılara kaç hayat yeter? Bölünmüş bir kalp nasıl küllerinden doğar ? Sözler,kelim...

HAYATIN ANLAMI

  Hayatın mevsimi rüzgarlı ve yağmurlu zaman dilimiydi.  Her yağmur damlası başa gelen musibetler ve gözden akan yaşlara tekabül ediyordu. Damlalar gözden yaş olup akarken  değdiği yürekler üşüyordu,titriyordu,donuyordu... Zangır zangır titrerken yürekler içinden kalbin hıçkırıkları duyuluyordu. Resmi küçük fırça darbesi az bir tabloydu yağmur. Her yeryüzüne değişte o büyük cömertliği ile binlerce kişinin anısına kucak açıyordu. Tek bir olayda birleşiyordu tüm ruhlar. Bir türlü dinmeyen iç sesimiz ve buna mukabil lal olan dilimiz... Ürkek,korkak ve suskun...  Aslında İnsan kalbin hıçkırıkları kadar var bu dünyada. Tek bir mevsimin içinde tek bir yağmurda tek bir çınlama... Ne rüzgarı ne de yağmuru durduramaz mevsimi değiştiremez insan.  İnsan sadece etkilendiği kadar yaşar hayatı. Hepimizin diline pelesenk olan bir söz vardır; ''Yaşamadan bilemez anlayamazsın beni...''  İşte bu söz açıklıyor aslında gerçeği. Peki,bu mevsimde yaşamak nedir si...

İÇİNDEKİ ÇOCUKLA DİNLE

        İÇİNDEKİ ÇOCUKLA DİNLE Hey  Çocuk! Dinle hikayemi ! Hiç duymadğıın bir masal şimdi kulaklarında. Tüm azalarınla dinle ama . Varlığını ruhumda hissedeyim bir anlığına. Hoş,dinlemesen de anlatacağım ama, sen yine de kulak ver bu hayata! Zaman olur,herşey toz pembe gider hayatında. Hayal ile gerçek karşılaşmasında kalbinde sonuç her zaman bellidir  . Çünkü aslında kalbin de bu hayata değil hayale ait bir parçadır bu surette. Ama gel gör ki gerçeklerin zemininde, hayalin gölgesinde yaşadığın bir yerdir yaşam dediğin. Hayal kura kura gerçekleri yaşarsın ve sen ne olup bittiğini anlamadan zaman daralır,günler hızlanır ve bir bakarsın ki ömür tükene tükene geride sadece bir kül parçası bırakır. İşte o kül parçasına varana kadardır hayat dediğin . O kül parçası ise senin mevlidin . Sen kendini yaka yaka bir anka kuşu misali tüketirsin yaşamı  nefesini ve seni bekleyen vuslatla ardında bırakırsın bedenini. Ama ruh! Ruh ve Kalb onlara ...