Çatlayacak hale de gelse azalarımız
Yaşanacak bu hayat sorgusuz ve insafsız
Bin yıllık susmuş bir his gibi birikmişlik
Nefesini kesiyor ruhun arkasında taş yığını bir sessizlik
Duvarlar örülü hayatta yaşayan gözlere rağmen
Ümitvar bir kalp içimizde atıyor halen
Anlayışsız satırlarda samimi ruhlar arıyorken
Kuşun darbesi gibi bastırdı kalemin ucu kavlen
Suskun.çaresiz,donuk bedenlerden
Direnişin yaşları düşüyor aniden
Maktul bilinmeden
Bir bir ölüyor sahipsiz ruhlar
Göçüyorlar göçmen kuşlar gibi dünyadan
Cefadan vefadan ve sevdadan
Yorgun,yılmış bedenlerin içine
Bir kuşun ilk kanatlanışı gibi göklerde
Cesaret gerekiyor içinde barınan rengarenk kanatlar değerinde
Fakat bu güce şimdi kim inanır?
Dünya gerçeğinin tekdüzeliğinde
Olağanüstü gelmez mi yirmi dört saat içine sıkışan benliğe?
Söyle bu cesaret kimden ve nereden kendini buldu sende?
Hadi ama masal de ve geç hayatına
Kolayı bu değil mi yaşamanın?
Ruhunu unutursa ancak azaların
Hafifler yükü omuzlarının....
SEN!
Dört unsurun birleşimi İNSAN!
Şimdi en hafif suyu bile taşıyamıyor tek bir azan
Gözlerin yorulmuş hayata ab-ı hayat sunmaktan
Kim derdi ki bir gün şikayetten yorgun kalacak bu nefis
Bedenin toprağa gömülü gibi düşüncelerinle çamurdan
Soluduğun hava bir ateş misali kesiyor nefesini kahrından
Sabrında lavın içinde çırpınan hava almayı bekleyen bir imtihan
Kelimelerden mahrum kalan bir yürek
İçinde nasıl yaşar korkusuz ve direnerek?
Yaşamdan yaş alırken bedenin sen farketmeden
Yaş tahtaya yaslanan sevgin bitiyor manen
Samimiyeti arayan gözlere düştü
Damla damla samimi niyetler
Lakin bitkin hislerimizle çürümekteyiz bu seneler
Gitgide boğulduğun bir hal ile yoğruldun
Bilmezdin oysa senin nedir bu hayatta sonun
Bir Vecdi ile Şah'a kalkan hislerinle
Rotası çizilir mi bu hayat yolunun
İnanarak konuşmuyor gözlerin bakışlarında
Kirpikler örtemiyor gerçekliğini ıslaklığından
Ki an ve an buz bedenin eriyor gözünün yaşından
Şimdi yürüyorum karanlık sokak ortasında kimsesiz ve sessiz
Gözlerim kendi bedenime batıyor mecalsiz
Duygularım ve ben gidiyoruz bu diyardan sahipsiz
Herşey arkada kalarak son vererek her geçen ana
Sorgusuz sualsiz
Ümitsiz ve hayalsiz
Kaçar gibi ayrılıyoruz vedasız,vefasız ve de hissiz....
Banu Yurtsever
Yaşanacak bu hayat sorgusuz ve insafsız
Bin yıllık susmuş bir his gibi birikmişlik
Nefesini kesiyor ruhun arkasında taş yığını bir sessizlik
Duvarlar örülü hayatta yaşayan gözlere rağmen
Ümitvar bir kalp içimizde atıyor halen
Anlayışsız satırlarda samimi ruhlar arıyorken
Kuşun darbesi gibi bastırdı kalemin ucu kavlen
Suskun.çaresiz,donuk bedenlerden
Direnişin yaşları düşüyor aniden
Maktul bilinmeden
Bir bir ölüyor sahipsiz ruhlar
Göçüyorlar göçmen kuşlar gibi dünyadan
Cefadan vefadan ve sevdadan
Yorgun,yılmış bedenlerin içine
Bir kuşun ilk kanatlanışı gibi göklerde
Cesaret gerekiyor içinde barınan rengarenk kanatlar değerinde
Fakat bu güce şimdi kim inanır?
Dünya gerçeğinin tekdüzeliğinde
Olağanüstü gelmez mi yirmi dört saat içine sıkışan benliğe?
Söyle bu cesaret kimden ve nereden kendini buldu sende?
Hadi ama masal de ve geç hayatına
Kolayı bu değil mi yaşamanın?
Ruhunu unutursa ancak azaların
Hafifler yükü omuzlarının....
SEN!
Dört unsurun birleşimi İNSAN!
Şimdi en hafif suyu bile taşıyamıyor tek bir azan
Gözlerin yorulmuş hayata ab-ı hayat sunmaktan
Kim derdi ki bir gün şikayetten yorgun kalacak bu nefis
Bedenin toprağa gömülü gibi düşüncelerinle çamurdan
Soluduğun hava bir ateş misali kesiyor nefesini kahrından
Sabrında lavın içinde çırpınan hava almayı bekleyen bir imtihan
Kelimelerden mahrum kalan bir yürek
İçinde nasıl yaşar korkusuz ve direnerek?
Yaşamdan yaş alırken bedenin sen farketmeden
Yaş tahtaya yaslanan sevgin bitiyor manen
Samimiyeti arayan gözlere düştü
Damla damla samimi niyetler
Lakin bitkin hislerimizle çürümekteyiz bu seneler
Gitgide boğulduğun bir hal ile yoğruldun
Bilmezdin oysa senin nedir bu hayatta sonun
Bir Vecdi ile Şah'a kalkan hislerinle
Rotası çizilir mi bu hayat yolunun
İnanarak konuşmuyor gözlerin bakışlarında
Kirpikler örtemiyor gerçekliğini ıslaklığından
Ki an ve an buz bedenin eriyor gözünün yaşından
Şimdi yürüyorum karanlık sokak ortasında kimsesiz ve sessiz
Gözlerim kendi bedenime batıyor mecalsiz
Duygularım ve ben gidiyoruz bu diyardan sahipsiz
Herşey arkada kalarak son vererek her geçen ana
Sorgusuz sualsiz
Ümitsiz ve hayalsiz
Kaçar gibi ayrılıyoruz vedasız,vefasız ve de hissiz....
Banu Yurtsever
Yorumlar
Yorum Gönder